2016 Feminist Gece Yürüyüşü

2016 yılı özeti

Toplantıya çağıran
İstanbul Feminist Kolektif
Pankart sözü
Emeğimiz, bedenimiz, cinselliğimiz, kurtuluşumuz için feminist mücadele
Güzergâh
Fransız Kültür Merkezi - Tünel
Buluşma noktası
Fransız Konsolosluğu, 19.00

2016: Emeğimiz, bedenimiz, cinselliğimiz, kurtuluşumuz için feminist mücadele

İmza: İstanbul Feminist Kolektif

2016 8 Mart hazırlıkları başlarken İstanbul Feminist Kolektif (İFK) örgütlenmesi ile ilgili kimi kararlar alınmıştı. İFK içinde yer alan Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) kendini yenilemek/sonlandırmak üzere bir tartışma süreci yürütüyordu ve 2015 sonlarında dışa yönelik faaliyetlerini sınırlandırmaya karar vermişti. SFK’nın çıkardığı Güz 2015 Feminist Politika dergisi son sayı olarak çıktı ve 2012 Aralık ayında Amargi’nin kendini sonlandırmasından sonra bir feminist örgütlenme daha faaliyetlerini durdurmuş oldu. SFK aldığı kararla mekanını feministlere devrederken 2016 Feminist Gece Yürüyüşü hazırlıkları sırasında gönüllü komisyon, mekanın Feminist Mekan olarak yeniden düzenlenmesi, dayanışma ağının kurulması için çalışmalara başladı. Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ) de İFK faaliyetlerini takip edemeyeceğini belirtti. Aynı dönemlerde Filmmor da İFK’dan çekildi. 9 Temmuz 2015’te ise İFK faaliyetlerini sınırladığını duyurdu, iç yazışma grubunu da Kasım 2015’te kapattı. Ancak kimi faaliyetlerde İFK adı kullanılmaya devam ediliyordu. Bunlardan biri Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor çalışmasıydı. 2016 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü hazırlıkları da İFK imzasıyla yapılan toplantı çağrısıyla başladı. Bu imzayla başlayan son yıl oldu.

İFK yazışma grubu kapandığı için öneriler, tartışma konuları yer yer cinayetlereisyandayiz@googlegroups.com grubunda tartışılıyordu. Toplantı notları cinayetlereisyandayiz@googlegroups.com, feminist@yahoogroups.com ve bağımsız feminist kadın gruplarına atılıyordu.

2016 yılı hazırlık sürecinde Barış İçin Kadın Girişimi’nin ve Kadın Cinayetlerine Acil Önlem Grubu’nun faaliyetleri yoğun olarak sürüyordu. Barış İçin Kadın Girişimi “Yaşamdan Yanayız” adlı bir kampanya yürütüyordu. 14 Temmuz 2015 tarihinde LezBiFem, Kadıköy’de, “Lezbiyeniz, biseksüeliz, feministiz; hizaya gelmiyoruz” pankartıyla LB görünürlüğünü ön plana alan bir eylem yaptı. 2016 hazırlık toplantılarına LezBiFem’den kişiler aktif olarak katıldı.

2009 yılında temeli atılan ‘çözüm süreci’, 2009-2015 arasında kısmi gerilimler olsa da sürmüştü. 17 Temmuz 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP ve HDP’lilerin katılımıyla açıklanan 10 maddelik ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını açıkladı. Türkiye, 7 Haziran 2015 seçimlerine, 5 Haziran’da Diyarbakır’da gerçekleşen HDP mitingine yönelik yapılan ve 5 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının etkisinde girdi. Seçimlerde AKP, yüzde 40,8 oy aldı ve ilk kez Meclis çoğunluğunu kaybetti. AKP, 7 Haziran seçimlerini iptal etti ve 1 Kasım’da yapılacak yeni seçimlere giden süreçte çatışmalar arttı. Türkiye’nin her yerinde bombalar patlamaya başladı. 20 Temmuz 2015’te 33 kişinin hayatını kaybettiği Suruç katliamı yaşandı. 8 Eylül’de ülke genelinde HDP binalarına saldırılar gerçekleşti. 7 Haziran-1 Kasım arasındaki süreçte Türkiye tarihinin en büyük katliamı Ankara’da yaşandı. 10 Ekim’de Ankara’daki barış mitingde iki canlı bombanın yaptığı saldırıda 103 kişi yaşamını yitirdi. Cizre’de, Sur’da, Silopi’de çatışmalar yaşandı. 7 Şubat 2016 tarihinde Cizre bodrumlarında yüzün üzerinde kişi öldürüldü. 8 Mart 2016 yürüyüşü için çalışmalar sürerken Sur’da da benzer bir katliamın olma ihtimalinden endişe ediliyordu.

Böyle bir atmosferde başlayan yürüyüş hazırlık toplantılarından ilki olan 11 Şubat 2016 tarihinde yürüyüşün ana temasının feminist mücadele vurgusu, dayanışma, kadınların gücü olabileceği sonucuna varıldı. Yürüyüşün Fransız Konsolosluğu önünden Tünel’e doğru saat 19:00’da başlamasına karar verildi. 2014 yılından beri yapıldığı gibi çalışma grupları kuruldu. Çağrı metni ile basın açıklamasının yazılması ve paylaşımını yapacak metin komisyonu, yürüyüşte taşınacak görseller ve sosyal medya çağrılarıyla ilgili önerileri sunacak görsel komisyonu, yürüyüşten sonra buluşulacak mekanı ve eğlence organizasyonunu gerçekleştirecek parti komisyonu ve bütçe komisyonlarında çalışacak gönüllüler belirlenip görev dağılımı yapıldı. Kadın ve transların katılımına açık olan yürüyüşe cis erkeklerin katılımını engellemek için uygun biçimde müdahale edilmesi ve megafonlarla erkeklerin meydandan ayrılmaları için çağrı yapılabileceği konuşuldu.

8 Mart 2016 Salı gecesi yapılacak 14. Feminist Gece Yürüyüşü için 11 Şubat 2016 tarihinden başlayarak her hafta hazırlık toplantıları yapıldı. Yürüyüş süreci, kadın ve translara yönelik hazırlanan “Feministler için 8 Mart Takvimi” başlıklı ve feministler imzalı çağrı metniyle duyuruldu. 2015 yılında olduğu gibi 2016 yılında da “8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü Hazırlığında Ben de Varım!” diyenlere hitaben feministler@gmail.com mail adresinden e-mail gruplarına anket gönderildi ve önceden duyurulan hazırlık takviminde hangi saatlerde, nerede, hangi işlere talip oldukları soruldu. Sunulan seçenekler arasında pankart-döviz yazımına katılma, 8 Mart saat 13.00 sonrası yapılacak işlere destek verme, stant kurulumu ve stant başında durma işine katılma, gece yürüyüşünde önde fotoblok taşıma, ses aracını çekme, slogancı olma, gece eğlencesinde kapıda bilet satışı yapma, rozet satma vardı.

8 Mart için bildiri dağıtımı ve slogan atölyesinde Feminist Gece Yürüyüşü’nün sloganlarını birlikte bulma çağrısı da kadın ve translara yapıldı. İlk olarak 28 Şubat Pazar günü saat 15.00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde stant açılıp bildiri dağıtıldı. Ardından saat 17.00’de SODİD'de slogan ve döviz atölyesi yapıldı, kullanılacak sloganlar ve ana pankart yazısı birlikte netleştirildi. Ana pankart, “Emeğimiz, bedenimiz, cinselliğimiz, kurtuluşumuz için feminist mücadele” oldu. 7 Haziran-1 Kasım sürecinde yaşanan katliamlar, Cizre, Silopi, Sur’daki ölümler ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle dövizlerde ve basın açıklamasında barış talebi vurgulandı. “Sur, Cizre, Silopi.. Bu savaşta kadınların rızası yok”, taşınan fotoblok sözlerinden biriydi. Yoğurtçu Kadın Forumu toplantı çıkışlarında stencil ve yazılama yapıldı. Diğer stantlar Taksim Galatasaray Lisesi önünde ve Mis Sokak başında açıldı. Takvimde 6 Mart Pazar gündüz yapılacak 8 Mart Mitingi de yer aldı ancak bu mitinge ilk defa o sene izin verilmedi. Kadıköy’de buluşan kadınlar çarşıya dağılarak yürüyüş yaptı.

3 Mart 2016’da Feminist Gece Yürüyüşü’nü örgütlemek için her hafta bir araya gelindiği ve yürüyüş öncesi son toplantının 4 Mart Cuma akşamı Feminist Mekan’da yapılacağı -bir önceki toplantı notlarıyla birlikte- mail gruplarında duyuruldu. İFK da yürüyüşü 14. defa birlikte örgütlemek için feministleri daha kalabalık olarak toplanmaya çağırdı. 6 Mart gecesi İFK Facebook sayfası hacklendi, yeni çağrıya göre Taksim’deki Feminist Gece Yürüyüşü iptal edilmiş, yürüyüş Yenikapı’ya alınmıştı. Hesap hızlı bir şekilde geri alınarak çağrı düzeltildi.

2016 yürüyüşü sırasında polisle özellikle Sur, Cizre, Kobanê sloganları yüzünden sık sık tartışma yaşandı. Polis yürüyüş dağıldıktan sonra Galatasaray’da Cizre, Sur, Silopi’ye dikkat çekmek için slogan atanları susturmaya çalıştı. Bunun yanı sıra,KJA, Kampüs Cadıları gibi, belli gruplardan kadınların birlikte yürümesi ve yürüyüş sorumlularının attırdığı sloganlara eşlik etmeyip kendi sloganlarını atması da tartışıldı. Kampüs Cadıları kendisini yürüyüş içinde ayrı bir yerde konumlandırdığı bir video paylaştı.

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nden sonra saat 21.00’de The Mekan’da buluşma ve Ritim Kolektif grubunun sahne alacağı eğlence için afiş ve çağrı metni hazırlandı. İlk kez toplanan giriş ücreti 5 TL’ydi, girişte kollara femina damgası basıldı. Parti çok kalabalıktı, The Mekan’da boş yer yoktu.

Yürüyüş değerlendirme toplantılarında kimlik, beden, cinsellik ve savaş ön plana çıkarken emek ve kapitalizm bağlantılı dövizlerin/sözlerin az olduğu konuşuldu. Trans cinayetleri vurgusunun eksik olduğu da belirtildi. O yıl en popüler sloganlardan biri “Dolapta zıkkımın kökü, sokakta isyan var” oldu. Ayrıca, yürüyüş alanına daha erken gidilmesi gerektiği, kalabalık ve sıkışıklıkla birlikte megafoncuların dahi alanı örgütlemede zorlandığı, ana pankartı önde tutup gelenleri arkasına almanın epey efor istediği aktarıldı.

Feminist Gece Yürüyüşü’nün protokolsüz bir yürüyüş olduğu, dolayısıyla buranın ilkeleri çerçevesinde milletvekillerinin ön pankartta yürümesinin öncelenmeyeceği ve kabul edilmeyeceği bir kez daha konuşuldu.

Podcast

Tüm yılların özetleri

2016

Çağrı

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne çağrı: 19.00'da Fransız Kültür Merkezi önünde buluşuyoruz! Kadınlara ve translara: 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne Çağrı 14 yıldır her 8 Mart'ta feministler olarak, patriyarkaya, kapitalizme ve heteroseksizme karşı sesimizi yükseltmek için Taksim'de mor bayraklarımız, feminalarımızla gece yürüyüşü yapıyoruz. Hayatlarımıza yöneltilen saldırıların eksilmediği, hayatlarımızı savunmaya devam ettiğimiz bir yılın ardından bu 8 Mart'ta da erkek egemenliğine isyanımızı ve feminist dayanışmamızı yükselteceğiz. İstanbul Feminist Kolektif

2016

Basın Açıklaması

Daxûyaniya Çapameniyê ya 14. Meşa Şevê ya Femînîst – 8 Adar 2016 Stenbol Ji 8ê Adarê 2015an heya îro di malê, di kar, di dibistanê û di kolanan de em jin jiyan û mafên xwe diparêzin; me têkoşîna xwe ya dijî malbatê, zilamên kardêr û tûndiya dewleta zilam bilind kir. Li aliyek ve di herêmê û Tirkiyeyê de şer û pevçûn zêde bû, li aliyê din gotin, şîret û politikayên hikimetê yên bi zorê bila jin bibin fedekar û di jiyana malbatê de dorpêç bibin berdewam kir. Dîsa ji bo jiyanek yek-tîp a li ser esasên kedxwarin, tûndî, tacîz, dayîkbûn, heteroseksualbûn, Misilmantî û Tirkbûn tê parastin di kar û malê de tê pêwîstkirin. Kuştina jinan a kêm nabe û kuştinên transan ên ber gotinên nefretê zêdetir dibin qada jiyan û azadiya jinan û transan her diçe teng dike. Li hemberî vê biryarbûyîn û jimara her diçe zêde dibe ya femînîstên ku dijî tûndiya zilaman jiyanên xwe diparêzin û aştîxwaz in me carek din qanî kir ku têkoşîna me ya femînîst di rêyek paş ve naçe de ye. Em aliyê jiyanê ne, em dibêjin bila çek rawestin! Ji 8ê adara derbas bûye heya niha em femînîst dibêjin ku dijî şerê welat de dewam dike em aliyê jiyanê ne, em carek din dixwazin ku bibêjin bi lezgînî çek rawestin! Em dizanin ku emcama bombeyên li her aliyê welat diteqin û şer tenê tûndî, mirin û hilweşandina nayê telafîkirin e. Li cihê ku teşhîrkirina cinazeyên jinên hatine kuştin wek serkeftin tê qebûlkirin û di malên hatine dorpêçkirin de dêrpêyên jinan tê raxistin de eşkereye ku şer ji aliyê mejûyê serdestiya zilaman ve tê xurtkirin. Em femînîst, aliyê aştiya civakî ne! Em wek jin û transên li vî welatê dijîn em tînin bîra berpirsaran ku hîn zêdetir sucê nekin û bi lezgînî bo aşitiyê tevbigerin! Ji bo ked, nasname û bedena xwe em di têkoşîna xwe ya femînîst de bi israr in! Îro li Tirkiyeyê û herêmê encamek şer a din jî ew e ku hemû hemleyên polîtîk ên din nayên xuyakirin. Em femînîst, dijî pêkutiya ser ked, nasname û bedena jinan di jiyana xwe ya rojane û polîtîk de berxwedana xwe berdewam dikin. Polîtîkayên we yên armanc dikin ku bila jin ber çavan nexuyên, bila tûndî ji malan dernekeve, bila jin bên hepskirin, bila bi rêya komîsyonên berdanê wekheviya jin û zilaman nexuyê em dizanin! Înyadê kesên bi zorê bi jinan zarok didin çêkirin, em dibêjin ku heke em bixwazin em zarok çêdikin, em nexwazin çênakin! Înyadê kesên ku keda jinan hem malê de hem kar de nabînin û ji bo jinên zarok çêdikin malan de heps bikin kreşan digirin em li keda xwe xwedî derdikevin! Em dijî sepanên jinan bi bêtemînatbûna xebat û civakî dihêlin li ber xwe didin! Kî dibe bila bibe, kesên ku em çi demê derketine kolanan, me çi li xwe kiriye, em çi dikin dipirsin re em dibêjin ku jiyan a min e, ji te re çi! Kurtasî dijî hewldanên armanc dike ku jiyana me, keda me, cinsiyeta me kontrol bike em ê her diçe li ber xwe bidin. Em jin berdewam dikin ku jiyana xwe bi femînîzmê rêxistin bikin! Em li jiyana xwe xwedî derdikevin! Dijî zêfandina qadên me, dijî polîtîkayên serdestiya zilaman, dijî zilamên bi şer, nefret û tûndî rêxistin dibin em li jiyana xwe xwedî derdikevin! Dijî pêkutiya em di malan, kolanan û kar de dibînin, dijî tacîz û tecawiza li me tê kirin em xwe diparêzin, em tûndiyê teşhîr dikin, em piştgiriya jinan xurt dikin. Em rêya ku ji kulmisê diçe kuştinê dizanin, em deman nadin tûndiya zilaman. Em zorê didin ser dad, hêzên ewlekarî û yekîneyên dewletê yên din ku hemberî tûndiya zilam peywîrên xwe nayînên cih û em dibêjin ku vî tûndiyê temaşe nekin, dijî wî bikevin nava hewldanê. Dijî talûkeya mirinê ya ji zilaman tê, dijî tûndiya bi salan in em dibînin em jiyana xwe diparêzin, em mafê xwe yê rewa bi kar tînin. Em red dikin ku em di mal û malbatên pêkutî de bên hepskirin û em jiyana xwe ava dikin. Em diçin dibistanê, em li hemberî zewaca di temenên piçûk an jî şûn de bi zorê tê ferzkirin derdikevin, em dixebitin, em li ser lingê xwe disekinin. Em wek keç û xort dijîn, jin bi jin evîn dijîn, em dengek bilind dikenin, em hev berdidin, heke em bixwazin bêkar dijîn, em nexwazin zarok çênakin, em şev jî kolan û qadan naterikînin, dijî hemû astengiyan em li jiyana xwe xwedî derdikevin! Em têkoşîna xwe ya femînîst xurt dikin! Ligel pêkutî û tûndiya li welat zêde dibe, ligel zilamtiya tê xwestin ku berz bibe, ligel zilamên dixwazin dest bidin ser jiyana me, em jin û trans piştgiriya xwe xurt dikin. Em di van demên wisa de hîn zêdetir li têkoşîna xwe ya femînîst xwedî derdikevin. Em qad û kolanan tijî dikin û dijî pergela serdest a zilam ku dixwaze me ji hev dûr bixwe em jiyan û azadiya xwe diparêzin û em dora têkoşîna femînîst de tên cem hev! Bijî 8ê Adarê! Bijî têkoşîna me ya femînîst!

14. Feminist Gece Yürüyüşü Basın Metni - 8 Mart 2016 İstanbul 8 Mart 2015’ten bugüne, biz kadınlar evde, işte, okulda, sokakta, hayatlarımızı ve haklarımızı savunmaya devam ettik; aileye, erkek patronlara ve erkek devlet şiddetine karşı mücadelemizi ve dayanışmamızı artırdık. Bir yandan, bölgede ve Türkiye’de savaş ve çatışmalar yoğunlaşırken diğer yandan hükümetin kadınları “fedakar” olmaya yani “aile” hayatına sıkışmaya zorlayan söylem, telkin ve sosyal politikaları, işte ve evde emek sömürüsü, şiddet ve taciz, “annelik, heteroseksüellik, Müslümanlık ve Türklük” üzerinden tek tip bir hayat tarzı dayatması, azalmayan kadın cinayetleri ve translara yönelik nefret cinayetleri, kadınların ve transların yaşam ve özgürlük alanlarını daraltmaya devam etti. Diğer yandan, erkek şiddetine karşı koyarak hayatlarını ve barışı savunan feministlerin artan sayısı ve kararlılığı bizi feminist mücadelemizin geri dönüşü olmadığına bir kez daha ikna etti. Yaşamdan yanayız, silahlar sussun diyoruz! Geçen 8 Mart’tan bu yana ülkenin ve bölgenin sürüklendiği savaş ortamında, artan nefret ve kutuplaşmaya karşı biz feministler yaşamdan yana olduğumuzu belirtiyor, silahların susmasının aciliyetini bir kez daha vurguluyoruz! Türkiye’nin her yanında patlayan bombaların, savaşın tek sonucunun şiddet, ölüm ve telafisi zor yıkımlar olduğunu biliyoruz. Öldürülen kadınların bedenlerini teşhir etmenin zafer addedildiği, abluka altına alınan evlerde kadınların iç çamaşırlarının sergilendiği bir yerde, savaşın erkek egemenliğinden beslendiği ve onu daha da güçlendirdiği çok açık. Biz feministler, toplumsal barıştan yanayız! Bu ülkede yaşayan kadınlar ve translar olarak sorumlulara daha fazla suç işlemeden derhal barış için hareket etmeleri gerektiğini hatırlatıyoruz! Emeğimiz, kimliğimiz, bedenimiz için feminist mücadelede ısrar ediyoruz! Bugün Türkiye’de ve bölgedeki savaş ortamının bir sonucu da diğer tüm politik hamlelerin görünmez kılınması. Oysa biz feministler, kadınların emeklerine, kimliklerine ve bedenlerine yönelik baskılara gündelik ve politik hayatlarımızda direnmeye devam ediyoruz. Biz, kadınları aileye hapsetmeyi amaçlayan, boşanma komisyonları adı altında kadın erkek eşitliğini gölgeleyen, erkek şiddetini önlemek yerine şiddet evlerden dışarı taşmasın, gözden ırak olsun diye uğraştığınız tüm aile politikalarınızın farkındayız! Kadınları doğurmaya zorlayanlara inat, “istersek doğurur, istemezsek doğurmayız” diyoruz! Doğuran kadınları evlere mahkum etmek için kreşleri kapatanlara; kadın emeğini hem evde hem işyerinde görünmez kılanlara inat emeğimize sahip çıkıyoruz! Geçici çalışma ve sosyal güvencesizlikle kadınları baş başa bırakan uygulamalara karşı direniyoruz! Kimden gelirse gelsin, kaçta sokağa çıktığımıza, ne giydiğimize, ne yaptığımıza, kiminle ne yaşadığımıza karışanlara “Hayat benim, sana ne!” diyoruz. Kısacası hayatlarımızı, emeğimizi, cinselliğimizi denetim altında tutmaya çalışan her türlü çabaya karşı çıkmaya devam ediyoruz. Biz kadınlar hayatlarımızı feminizmle örgütlemeyi sürdürüyoruz! Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz! Alanlarımızın kısıtlanmasına, süren erkek egemen politikalara, savaş ortamıyla tacizle, nefretle, şiddetle örgütlenen erkeklere karşı bizler hayatlarımıza sahip çıkıyoruz! Evde, iş yerinde ve sokaklarda, gördüğümüz baskı, maruz kaldığımız taciz ve tecavüzlere karşı kendimizi savunuyor, şiddeti teşhir ediyor, kadın dayanışmasını büyütüyoruz. Tokattan cinayete giden yolu biliyor, erkek şiddetine taviz vermiyoruz. Erkek şiddeti karşısında görevlerini yerine getirmeyen yargı, kolluk kuvveti ve diğer devlet birimlerini şiddeti izlemeyip müdahale etmeleri için harekete geçmeye zorluyoruz. Erkeklerden gelen ölüm tehlikesi karşısında, yıllarca maruz kaldığımız şiddet karşısında hayatımızı savunuyor, meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz. Evlere, baskıcı aile yapılarına hapsolmayı reddediyor, kendi hayatlarımızı kuruyoruz. Okula gidiyor, erken yaşta veya sonra zorla evlendirilmeye itiraz ediyor, çalışıyor, kendi ayaklarımız üzerinde duruyoruz. “Kızlı-erkekli” yaşıyor, kadın kadına aşık oluyor, kahkaha atıyor, boşanıyor, istersek bekar yaşıyor, istemezsek doğurmuyor, geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyor, tüm engellemelere rağmen hayatlarımıza sahip çıkıyoruz! Feminist mücadelemizi büyütüyoruz! Ülkedeki artan şiddet ve baskılara, yüceltilmeye çalışılan erkekliğe, hayatlarımıza el koymaya çalışan erkeklere rağmen, biz kadınlar ve translar dayanışmamızı büyütüyoruz. Feminist mücadeleye böyle dönemlerde daha da çok sahip çıkıyoruz. Alanları, meydanları, sokakları dolduruyor, bizleri ayrı düşürmeye çalışan erkek egemen sisteme karşı hayatlarımızı, özgürlüğümüzü savunuyor, feminist mücadelede buluşuyoruz!   Yaşasın 8 Mart! Yaşasın feminist mücadelemiz!

2016

Sloganlar

GENEL Yaşasın 8 Mart, yaşasın feminist mücadelemiz! Yaşasın 8 Mart! Biji heşt’ê adarê! Geceleri de, sokakları da, meydanları da terk etmiyoruz! Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa! Patronsuz, pezevenksiz, sığınaksız bir dünya istiyoruz Ev işini bırak, dünya dursun Jin jiyan azadi Bijî tekoşîna jinan Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir. Ar değiliz, Zar değiliz, Mal değiliz. Feministiz biz feministiz. Sokakta evde mecliste feministler heryerde Kadınlar her yerde direnişte Kadınlar isyanda, sokakta, barikatta Em ne malbat in, em jin in Bila şîdeta mêran xilas bibe Kürtaj haktır karar kadınların! Susma haykır translar vardır Ayşe Fatma’yı Emel Sibel’i / Birbirlerini Sevebilmeli Sokakta evde mecliste, lezbiyenler her yerde Kadınlar savaş istemiyor /Jîm şer naxwazin, aşitî dixwazin Biji berxwedana Kobane. Barış için ısrar ısrar ediyoruz. Katil Işid, işbirlikçi AKP. Kobanede direnen kadınlara bin selam. Savaşa değil sığınağa bütçe! Sokaklar bizim (slogancı) ---- senin mi sandın (kadınlar) Geceler bizim (slogancı) ---- senin mi sandın (kadınlar) Hayatımız bizim (slogancı) ---- senin mi sandın (kadınlar)   Erkekler evlere çocuk bakmaya Erkekler evlere yemek yapmaya Erkekler evlere ütü yapmaya GÖRÜNMEYEN EMEK SESİNİ YÜKSELT   Erkek egemenliğine karşı ses çıkar Cinsiyetçiliğe karşı ses çıkar Transfobiye karşı ses çıkar Homofobiye karşı ses çıkar Militarizme karşı ses çıkar Kapitalizme karşı ses çıkar Savaşa karşı ses çıkar Şiddete karşı ses çıkar, Tacize karşı ses çıkar, Tecavüze karşı ses çıkar KADIN KATLİAMLARINA KARŞI SES ÇIKAR   Militarizme------- Hayır Milliyetçiliğe------- Hayır Muhafazakarlığa------- Hayır Heteroseksizme------- Hayır Kapitalizme------- Hayır Patriarkaya ------- Hayır (3 kere) YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ   AİLE Aile Değil Kadınız, feminist isyandayız Aile değil kadınız, yasta değil isyandayız Annelik kariyer değil, aile kaderimiz değil Beyaz atlı prens, boşuna gelme!   Hayatımız……bizim (kadınlar) Aileniz ……….sizin (kadınlar) SİZİN OLSUN   ERKEK ŞİDDETİ Şiddeti izleme müdahil ol! Canilik değil, erkek şiddeti! Erkek, yargı, medya ittifak yapma. Erkek, yargı, AKP işbirliğine son. Haksız tahrik erkekleri koruyor Erkek adalet değil, gerçek adalet! “Hayır” dersem hayırdır, tacizde beyan esastır Kadın cinayetleri politiktir Trans cinayetleri politiktir Nefret cinayetleri son bulsun Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun Tesadüf değil, erkek şiddeti Münferit değil erkek şiddeti Her yer katliam, katiller hanemizde Boşanmayı değil cinayeti engelle! Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz   Nikahta (slogancı) ---- cinayet var (kadınlar) Her yer katliam, katiller hanemizde Erkek vuruyor, devlet koruyor. Özgecan’ın katili, erkek devlet şiddeti Erkeklerin sevgisi (slogancı)---- kadınları öldürüyor (kadınlar) Öldüren sevgi istemiyoruz (kadınlar) Azardan tokata, (slogancı) ---- bir şans daha verme! (kadınlar) Tokattan cinayete (slogancı) ---- bir şans daha verme! (kadınlar)   Pippa Bacca ------------------ burda Serra Sierra ------------------ burda Jesca Nankabirwa ------------------ burda TESADÜF DEĞİL, ERKEK ŞİDDETİ   Sevim Zarif ------------------ burda Ayşe Yılbaş ------------------ burda Güldünya Tören ------------------ burda Ayşe Paşalı ------------------ burda Sevim Başar ------------------------ burda Meryem Yılmaz ------------------ burda Hanime Aslan………………. Pınar İkiz………………………. Özgecan Aslan…………….. MÜNFERİT DEĞİL, ERKEK ŞİDDETİ   Cahillik ….değil Hastalık…..değil Canilik ……değil Sapıklık…..değil Fıtrat ……..hiç değil DÜPEDÜZ ERKEK ŞİDDETİ   AKP Homofobik devlet yıkacağız elbet AVMye değil sığınağa bütçe Gözaltında tacize tecavüze son Devlet elini bedenimden çek! AKP elini hayatımdan çek Tayyip kaç kaç kaç kadınlar geliyor (önce yavaş-sonra hızlanılıyor) Feminist düşmanı Tayyip Erdoğan Erkeklere, patriyarkaya, AKP’ye…. İtaat etmiyoruz!!   SANA NE: İstediğim saatte eve dönerim (slogancı) ---- SANA NE (kadınlar) Mini etek giyerim Kızlı erkekli yaşarım Kızlı-kızlı yaşarım Hamile kalır doğurmam Hamile kalır kürtaj olurum Evlenmem hamile kalırım Başımı örterim açarım Ev işini ister yaparım ister yapmam Canım istemez sevişmem Evet iffetsizim Evet feministim => SANA NE?

2016

Takvim

8 MART İÇİN BİLDİRİ DAĞITIMI VE SLOGAN ATÖLYESİ! FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ’MÜZÜN SLOGANLARINI BİRLİKTE BULALIM! Sevgili Kadın ve Translar, Bu sene de 8 Mart için, feministler olarak hazırlıklara başladık. 28 Şubat Pazar günü, saat 15.00'de, Kadıköy Süreyya Operası önünde buluşup bildiri dağıtacağız, ardından 17.00 de, Sodid'de buluşup, slogan ve döviz atölyesi düzenleyeceğiz. İsyanımızı ve dayanışmamızı birlikte örgütlemek için pazar günü Kadıköy'de buluşalım. 15.00 Süreyya Operası önü bildiri dağıtımı 17.00 Sodid'de slogan ve döviz atölyesi Sodid adres: Osmanağa Mahallesi, Kırtasiyeci Sokak, No:15, Kat:2

Bu akşam yazılamada, Cumartesi günü feminist standda buluşalım! Sevgili Kadınlar ve Translar, 8 Mart hazırlıklarımız devam ediyor, bildiri dağıtımı, slogan atölyesi, yazılama, gece yürüyüşü ve diğer etkinliklerimizin takvimini ekte bulabilirsiniz.. 4 MART CUMA GECESİ TAKSİM SOKAKLARINDA FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ ÇAĞRISI İÇİN YAZILAMAYA ÇIKIYORUZ! Buluşma saati & yeri: 21.00 - SFK Mekan 5 MART CUMARTESİ FEMİNİST STANDIMIZDA BULUŞUYORUZ! Geçen Pazar Kadıköy'de standımızı açtık. Bildirilerimizi dağıttık. 5 Mart Cumartesi saat 16.30'da Taksim'de İstiklal Caddesi/ Mis Sokak başında buluşup bildiri dağıtmaya devam edeceğiz. Hep birlikte feminizmin sesini yükseltmeye devam, Cumartesi 16.30'da Mis Sokak'ta buluşalım! Feministler

2016

Parti

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Feminist Gece Yürüyüşü sonrası birlikte eğleniyoruz! The Mekan'da buluşuyoruz! Yıllardır olduğu gibi bu sene de gece buluşmamızı gerçekleştiriyoruz. Geçen seneden bu yana içimizi acıtan çok şey oldu, olmaya da devam ediyor. Ama bizler bu olanlara seyirci kalmadık, kalmıyoruz. Gece yürüyüşünden sonra geleneksel feminist gece buluşmamızı da yapalım istiyoruz. Ritimkolektif'in sahne alacağı buluşmada, dostluğumuzu ve dayanışmamızı müzik ve dans eşliğinde ifade etmenin hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz. Gelin savaşa ve patriarkaya inat umudumuzu ve yan yanalığımızı güçlendirelim...

2016

Bildiri

8 Mart’ta hep birlikte direnişimizi büyütelim! Kadınlara ve translara çağrı; Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana kadınların ve transların hayatından erkeklerin şiddeti, baskısı eksik olmadı! Ama buna karşılık bizim mücadelemiz de gün geçtikçe daha çok yayılıyor, isyanımız büyüyor! Yaşadığımız şiddet ortamı, barışta ısrarcı olmanın, silahların sustuğu bir yerde yaşamanın bizler için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Bugün yaşanan savaş kadınlara ve translara yönelik şiddeti ve nefreti katlanarak artırıyor, ayrımcı politikaları keskinleştiriyor ancak bir yandan da savaşın bizler için sonuçları görünmez kılınıyor, hiçbir tedbir alınmıyor. AKP iktidarı, erkek şiddetini meşrulaştırıcı sözlerine ve uygulamalarına devam ediyor. Aileyi güçlendirme ve nüfusu artırma politikaları, boşanma komisyonları, kadınlara anneliği, esnek ve güvencesiz çalışmayı dayatmak üzerine kuruluyor. Erkek şiddeti ve kadınlara yönelik saldırılar hız kesmiyor. Tüm bunların karşısında biz kadınlar her şeye rağmen hayatlarımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz. Artan baskı ortamında dahi, feministler olarak, gündelik ve politik mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizler yaşamdan yana olduğumuzu söylüyor, tacizciyi, tecavüzcüyü teşhir ediyor, eve hapsedilmeyi reddediyor, özgür aşklara inanıyor, "kızlı-erkekli" yaşıyor, kadın kadına aşık oluyor, kahkaha atıyor, boşanıyor, istemezsek doğurmuyor, geceleri de sokakları da bırakmıyor, tüm engellemelere rağmen farklı şekillerde hayatlarımıza sahip çıkıyoruz! Kadınlar ve translar olarak, erkek şiddetine ve bu şiddeti destekleyen devlete karşı hayatımızın her alanında mücadele ediyoruz. Sokakları hayatlarına sahip çıkan kadınların isimleri ile renklendiriyoruz. Bir ömür boyu erkek şiddetine maruz kalan kadınların yaşamak için kocalarını öldürmek zorunda kalmaları, bize yaşamak için direnişten başka yol olmadığını gösterdi. Biz kadınlar direnişimizle, birbirimizin sesine ses katarak güçleniyoruz! Patriyarkaya, heteroseksizme, erkek şiddetinin tüm tezahürlerine karşı evde, işte, sokakta kadın dayanışması ile güçleniyoruz. Kadın dayanışması ve feminist mücadelemiz ile özgürleşeceğiz! 8 Mart’ta sokakları, alanları terk etmeyeceğiz!

2016

Hacklenme

Hesaplarımız yeniden bizlerin denetiminde... Bu sabah 11.00 gibi İstanbul Feminist Kolektif sayfasıyla birlikte “Barış İçin Kadın Girişimi, Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem, Kürtaj Haktır Karar Kadınların, Ölümden Değil Yaşamdan Yanayız” Facebook sayfaları da hacklenmişti. Grupların yöneticileri kadınlar çıkarılarak yeni yöneticiler atanmıştı. Hackleyen kişiler İstanbul Feminist Kolektif sayfasında 8 Mart’ta yapılacak olan 14. Feminist Gece Yürüyüşü’nün etkinliğini kapatarak ve ertelendiğini duyurarak yeni bir etkinlik açmış. 10 Mart Cuma günü kadınları Fatih’e çağırmıştı. Böylece kafa karışıklığı yaratarak her zaman olduğu gibi Taksim’de (Fransız Kültür önünden) 8 Mart Salı 19.00'da yapılacak etkinliğe katılımı engellemek istemişti. Bu bildirimi saat 21.30 civarında alan İstanbul Feminist Kolektif sayfa takipçileri, feminist gece yürüyüşü düzenleyicileri, gece yürüyüşüne katılacak kadınlar... neredeyse dünyayı ayağa kaldırdılar. Bir yandan 8 Mart Gece Yürüyüşü’nün iptal edilmediğini dört bir yana duyurmaya çalıştılar ve yeni etkinlik sayfası açtılar. Diğer yandan da Facebook yöneticilerine 3-5 koldan ulaştılar. 4 saatlik bir süre sonunda ise sayfaların tamamı geri geldi. Yaşasın Feminist Mücadelemiz! 8 Mart'ta Saat 19.00'da Taksim'de Feminist Gece Yürüyüşü'nde buluşuyoruz. İstanbul Feminist Kolektif

!ACİL ACİL! FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ ETKİNLİĞİ HACKLENDİ! Gerçek etkinlik hala Taksim'de 8 Mart'ta, paylaşmaya destek!   İstanbul Feminist Kolektif’in Facebook sayfası BUGÜN hacklendi. Akşama doğru 8 Mart’ta yapılacak olan 14. Feminist Gece Yürüyüşü’nün etkinliğini kapatarak yeni bir etkinlik açtı hackleyen kişi. Yeni etkinlik 10 Mart Cuma günü Fatih’te görünüyor. Bu gerçek değil! Feminist Gece Yürüyüşü her zaman olduğu gibi Taksim’de ve 8 Mart Salı günü yapılacak! Yürüyüşümüz 8 Mart’ta saat 19:00’da Fransız Kültür önünden başlayacak! Bu konuda herhangi bir sıkıntı yok... Hesap hacklendiği için kişisel hesap üzerinden yeni bir etkinlik linki açtık: https://www.facebook.com/events/523398197843227/ Yapılan bu sahte etkinliği Facebook’a şikayet etmeniz, spamleminiz; gerçek etkinliği de paylaşmanız, yaygınlaştırmanız ricasıyla... Görselimiz de ektedir.   İstanbul Feminist Kolektif

2016

Haberler

22 haber

Feminist Gece Yürüyüşü 8 Mart'ta Taksim'de

7 Mart 2016 -

14. Feminist Gece Yürüyüşü: Mücadelemizi Büyütüyoruz

8 Mart 2016 Haluk Kalafat

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne Çağrı: Meydanları da Geceleri de Terk Etmiyoruz

8 Mart 2016 T24

Kadınlar Gece Yürüyüşü İçin 14. Kez Sokaklarda Olacak

8 Mart 2016 -

Women on Streets 14th Time for Night March

8 Mart 2016 -

Podcast