2006 Feminist Gece Yürüyüşü

2006 yılı özeti

Toplantıya çağıran
2005 yılının çağrısını yapan feminist kadınlar
Pankart sözü
Patriyarkaya karşı feminist mücadele
Güzergâh
Taksim-Galatasaray
Buluşma noktası
Taksim tramvay durağı, 20.00

2006: Patriyarkaya karşı feminist mücadele

İmza: Feministler

2005 yılında 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşünü örgütleyen kadınlar bir sonraki 8 Mart’a kadar örgütlülüklerini güçlendirmek için birçok eylem ve toplantı düzenlediler. Eylemler ve çağrılar feministler imzasıyla yapılıyordu. Bu grubun çağrısıyla, 1 Mayıs 2005’te Kadıköy’deki mitingde “feministler” pankartıyla yüründü. 2 Ekim’de militarizme ve milliyetçiliğe karşı sessiz protesto eylemi örgütlendi. 25 Kasım’da yine bu grubun çağrısıyla “Şiddetsiz Bir Dünya Mümkün” sloganıyla Kadıköy’de yürüyüş yapıldı. 11 Kasım 2005’te de grup kendi arasında haberleşmek için feminist@yahoogroups.com isimli e-mail grubunu kurdu. Grup üyelerinin tamamı bağımsız feminist kadınlardı. 2006 yılı 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü çağrısı bu grup tarafından yapıldı. Gruba üye sayısı 10-12 kişiydi.

2006 Feminist Gece Yürüyüşüne hazırlık için iki toplantı yapıldı. 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşünün kadınlara çağrısı “feministler” mail grubunda son haline getirildi. 2006 yılında erkek egemen sistemin adı olan patriyarkanın pankartta geçmesine karar verildi. Patriyarkaya karşı feminist mücadele pankartındaki feministin harfleri bez parçalarından kesilerek ve dikilerek yapıldı.

2006’da yürüyüş önceki yıllara göre daha coşkulu geçti. 200 civarında kadının katıldığı eylemin basın metninin, 2005 yılında olduğu gibi, patriyarka ve feminizme ilişkin genel bir sözü vardı. Patriyarkal sistemin çok yönlü baskılarına, ezme ezilme, sömürü ve iktidar ilişkilerinin reddedilmesine vurgu yapıldı. Metinde, “feminist başkaldırı” tabiri geçiyordu. 2005’te olduğu gibi sistem dışı feminizm tabiri, patriyarkaya, kapitalizme karşı mücadele talepleri metinde yer aldı.

Yürüyüş çağrısında beraber hazırlanan dövizler dışında döviz getirilmemesi de belirtildi. Ancak yürüyüş örgütleyicileri tarafından hazırlanan “Erkek düzenine itaat etmiyoruz”, “Erkek, Devlet, Sermaye Yakıyor! Dayanışmaya…” dövizleri dışında, Gökkuşağı Kadın Derneği’nden kadınların 8 Mart gündüz mitingi için hazırladıkları “jin jiyan azadi”, “tecride, operasyonlara, savaşa hayır” yazılı imzasız lolipoplarla eyleme katılan kadınlar da oldu.

Yürüyüşe katılımdaki çeşitlilik ise İstanbul’daki örgütlü feminist kadınların çok altındaydı. Henüz örgütleyici çevrenin dışında çağrıyı duyup katılan kadın sayısı azdı. Zaten ilk üç yılın yürüyüşleri birkaç internet sitesi, bazen bir muhalif gazete dışında haber de olmuyordu.

Tüm yılların özetleri

2006

Çağrı

2006 Yılı Eylem Çağrısı Merhaba, Bir eylemin gelenekselleşmesi için kaç sene geçmesi gerekir bilmiyorum, ama ben ilk yıldan sonra bu eylemin gelenekselleştiğini iddia etmeye başlamıştım zaten. Şimdi 4. yaşına giriyor. Yani haydi haydi gelenekselleşti… 8 Mart akşamı Taksim’de yapılan “geleneksel” feminist eylemden bahsediyorum. Malum kadınların tarihi kendilerinden menkul tarihlerdir. Bu nedenle, bu eylemi ortaya çıkaran süreç ve ısrarla bizi Taksim’e götüren ihtiyacı, en azından uçmasın bir yerlerde yazılı kalsın diye ve illa ki merak edenler vardır umuduyla, aktarmak istiyorum. 4 yıl önce, kadın kurtuluş hareketi güç kaybetmeye devam ediyor, yapılan bilumum kadın etkinliğinde feministlerin talepleri, sözleri de giderek azalan oranlarda yer alıyordu. Öte yandan kadın hareketinin neredeyse bütün bileşenleri “erkek egemenliği” başta olmak üzere, çok sayıda feminist söylemi/fikri sahipleniyordu. Feminist olan ve olmayan kadınları ayıran ideolojik/politik arka planda bir hayli flulaşmıştı. Bir de, gerek kadın hareketinin tercih ettiği eylem formları gerek erkeklerin 8 Mart mitinglerine gelme konusundaki bitmez hevesleri gibi nedenlerle, 8 Mart mitinglerine gelmeyen ama aslında 8 Mart’ı sokaklarda geçirmek isteyen bir sürü feminist arkadaşımız vardı. Bu nedenle, katıldığımız, bir parçası olduğumuz eylemlerden ayrı/farklı olarak, feminist bir eylem yapalım diye konuşmaya başladık. E yani ortaya çıkışı da kollektif oldu. Eylemleri, bağımsız feminist kadınlar ve feminist kadın gruplarından kadınların katılımıyla örgütledik. Feministler dışında başkaca bir imza kullanmadık… Her daim hepimizin eylemi olsun, başkaca hiçbir şey, hiç kimse öne çıkmasın diye gayret ettik. Bu nedenle imzalı ve/veya bir kurumla özdeşleşmiş, döviz, bayrak, pankart, işte herhangi bir simge kullanılmaması konusunda hemfikir olduk. Şimdiye kadar başarılı da olduk… Eylemin pankartını ve dövizlerini, “herkes yapsın getirsin” kolaycılığında olmadan, bir mekanda bir araya gelerek, hep birlikte yazdık, boyadık. 2003 8 Mart’ında Amerikan işgali vardı ve biz “Bush, Blair, Teacher Hepsi Erkek Tesadüf mü?” sloganıyla Taksim’deydik. (Theacher’ın fotoğrafına bıyık yapmayı unutmadan.) 2004 8 Mart’ında Güldünya aramızdan yeni ayrılmıştı. Bu kez kadına yönelik şiddet ve namus cinayetleri gündemimizdi. “Erkek Vuruyor Devlet Erkeği Koruyor” ve “Mezarlık Değil Sığınak İstiyoruz!” ana sloganımızdı. 2005 8 Mart’ını “Erkek Düzenine İtaat Etmiyoruz!” sloganıyla ve bütün kadınları isyana ve feminist mücadeleye çağırarak geride bıraktık. 2006’da ise “PATRİYARKAYA KARŞI FEMİNİST MÜCADELE” ana sloganı ve pankartıyla 8 Mart Çarşamba akşamı saat 20.00’de Taksim Meydanı’ndaki tramvay durağında buluşuyoruz. İstikamet Galatasaray… Galatasaray’a kadar, sloganlarımız, kadın şarkı ve türküleri eşliğinde yürüyüp, basın açıklamamızı okuyacağız. Eylemimizi bitirdikten sonra, “kutlama” kısmı için, başka mekanlara dağılacağız. Bu eylem öncelikle bütün feminist kadınların eylemi… Ama aslında bu eylemde “Patriyarkaya karşı feminist mücadele” diyen bütün kadınlara yer var. 8 mart akşamı feminist buluşmada görüşmek üzere… UZUN YAZI OKUMAYI SEVMEYENLER İÇİN ÖZET; 8 MART ÇARŞAMBA AKŞAMI SAAT 20.00’DE TAKSİM MEYDAN GİRİŞİNDEKİ TRAMVAY DURAĞINDA BULUŞUYORUZ. SLOGANIMIZ “PATRİYARKAYA KARŞI FEMİNİST MÜCADELE” İMZAMIZ “FEMİNİSTLER”… DÖVİZLER, PANKART, FEMİNİST YAZAN BAYRAK VE FLAMALAR ALANDA DAĞITILACAK. BU NEDENLE HERHANGİ BİR KADIN GRUBUNUN, KARMA YAPININ İMZASINI, SİMGESİNİ İÇEREN DÖVİZ, BAYRAK VS. GETİRMİYORUZ. BU EYLEM ÖNCELİKLE BÜTÜN FEMİNİST KADINLARIN EYLEMİ… AMA ASLINDA BU EYLEMDE “PATRİYARKAYA KARŞI FEMİNİST MÜCADELE” DİYEN BÜTÜN KADINLARA YER VAR. EYLEMİ DUYANLARIN DUYMAYANLARI İLETMESİ DİLEĞİYLE… VE 8 MART AKŞAMI FEMİNİST BULUŞMADA GÖRÜŞMEK ÜZERE… Meriç Eyüboğlu Kaynak: kadinkurultayi@gmail.com Kaynak: feminist@yahoogroups.com Tarih: 11 Şubat 2006

2006

Basın Açıklaması

Daxuyanîya Çapemenîyê ya Sala 2006’an - Kürtçe TÊKOŞÎNA FEMÎNÎST LI DIJÎ MÊRSALARÎ, DEWLET, MÎLÎTARÎZM Û KAPÎTALÎZMÊ Serhildan Azad dike! Jin ber bi Azadbûnê ve; Îro bi milyonan jinên ku me navê wan qet nizanin, rûyên wan qet nedîtine, li seranserê cîhanê rûyê xwe ber bi rojê ve dizivirînin; zimanê wan cuda ye, lê rihê wan bi hev re heman dirûşmeyan diqîrin... Îro 8'ê Adarê ye... Bijî têkoşîna azadîya jinê... Serhildana me; Li hember wan e ku dîroka me paşguh dikin, hewl didin ku wê bidin ji bîr kirin Li hember wan e ku dixwazin ruhê me yê têkoşîn û hevgirtinê bişkînin Li hember wan e ku hesab dikin ku paşeroj bêyî me dikare were avakirin Li hember wan e ku difikirin ku bêyî redkirina hemû zext, mêtingerî û têkiliyên desthilatdariyê, pêşeroj dikare were avakirin. Dîrok dîroka çewsandina me jinan e... û ew dîrok e ku mêrsalarîyê li gor berjewendîyên xwe nivîsandîye da ku em jin şîyar nebin û serî hilnedin... Ew kesên ku dîroka azadîya jinan bi bedelên ku dane nivîsandîye, em ji wan hîn bûne ku em çawa bibêjin “EM HENE!” li hember wan kesên înkarker… Ji Fourier'an, ji Olympe’yan, ji sufrajetan, ji Kollontay’an, ji Clara Zetkin'an, ji Emma Goldman’an ... Em carek din li wan kesan xwedî derdikevin ku bi tometa cazûtîyê hatin şewitandin, ji ber ku mafê dengdanê xwestin şandine giyotîn, ji ber ku nan û gul dixwestin hatine kuştin, ji ber ku wan şoreşa ku têda nekarîn bireqisin nexwastîye hatin dûrxistin, li welatê ku şoreş lê kirine di zindanê de dijîn û yên ku ji ber ku dijberîya desthilatdarîyê kirine di nexweşxaneya derûnî de hatine girtin... Tam 150 sal piştî şewitîna jinên kedkar ku li sala 1857’an 8’ê Adarê afirand, jinên kedkar hê jî dişewitin… Ji ber ku me gotîye bila kesên din nemirin, bila nobeya şevê bê rakirin, Ji ber ku me keda me di kargehê de wek keda erzan tê dîtin û em bê ewlekarî, sîgorte û sendîka tên xebitandin, Ji ber ku em bi parvekirina kar û kiryarên zayendperest re rû bi rû dimînin, Ji ber ku keda me li malê tê desteserkirin li ser navê tevkarîya li butçeya malbatê, Ji bo ku keda meya malê ya îhmalkirî xuya bibe, Ji ber ku em ji şîdet û şerê dewletê re dibêjin na, Ji bo eşkerekirina tacîz û destavêtina cerdevan, leşker û polîsan, Ji ber ku em li dijî polîtîkayên şer ên milîtarîst, dagirker û li ser esasa mirin û kuştinê ne, li ber xwe didin û em qet nebûn û dê tu carî jî nebin kirdeyên wan polîtîkayan, Ji ber ku em dixwazin hemû birînên jinên mexdûr ên şer û koçberiyê bên dermankirin, Ji bo li dijî polîtîkayên nîjadperestî û qirkirinê yên li ser Kurdan rawestin, Ji ber ku em ji paşguhkirina ziman û çanda jinên Kurd re dibêjin na, Ji bo ku em ji civakek yekreng û îtaetkar re dibêjin “Na!”, Ji bo ku em ji civakeke heteroseksîst re dibêjin “Na!” ku ew nasnameyên cuda yên zayendî paşguh dike, Ji bo ku em ji tacîz û tecawizê re, şîdeta nav malê re dibêjin “Na!”, Herçend em naxwazin bibin namûsa tu kesî jî, ji ber ku em bi destê mêran di bin navê namûsê de têne kuştin, Ji ber ku em ji îstîsmara zayendî ya nav malê re dibêjin “Na!”, Ji ber ku em ji hewîtî û berdelîyê re dibêjin “Na!”, Kuştinên jinan ên di bin navê xwekuştinê de tên kirin, ji ber ku em ji wan re dibêjin “Na!”, Ji ber ku em ji mêrsalarî, mîlîtarîzm û kapîtalîzmê re dibêjin “Na!”, Bi hev ra! Û bihêztir! Em dibêjin "Bijî Serhildana Femînîst"... Ji ber ku em dizanin ku heya ku em wê neguherînin ev cîhan dê neguhere… Em ê nehêlin ew xewnên me, xeyalên me, mafê me yê jîyanê li cîhanek din bijîn tune bihesibînin... Em ê li ked, leş û nasnameya xwe xwedî derkevin... Em ê îtaet nekin! Em ê wê biguherînin!

2006 Yılı Basın Açıklaması PATRİARKAYA, DEVLETE, MİLİTARİZME VE KAPİTALİZME KARŞI FEMİNİST MÜCADELE İsyan Özgürleştirir! Kadınlar Özgürleşmeye; Bugün adını hiç bilmediğimiz, yüzünü hiç görmediğimiz milyonlarca kadın dünyanın dört bir yanında güneşe yüzlerini dönüp; dilleri ayrı ruhları aynı sloganları hep birlikte haykırıyor... Bugün 8 Mart... Yaşasın kadınların kurtuluş mücadelesi... İsyanımız; Tarihimizi yok sayanlara, unutturmaya çalışanlara; Bizlerin mücadele ve dayanışma ruhunu kırmak isteyenlere Geleceğin bizsiz inşa edilebileceğini hesap edenlere Bütün ezme ezilme, sömürü ve iktidar ilişkilerini reddetmeden geleceğin kurulabileceğini düşünenlere. Tarih biz kadınların ezilmemizin tarihidir… Ve biz kadınlar uyanmasın, başkaldırmasın diye erkek egemenliğinin istedikleri gibi yazdıkları, anlattıkları tarihtir... Yok sayanlara ezenlere karşı nasıl “VARIZ” diyebileceğimizi; kadınların özgürlük tarihini bedelleriyle yazanlardan öğrendik… Fourier’lerden, Olympe’lardan, sufrajetlerden, Kolantay’lardan, Clara Zetkin’lerden, Emma Goldman’lardan... Cadı diye yakılanlara, oy hakkı istediği için giyotine gönderilenlere, ekmek ve gül istedikleri için öldürülenlere, dans edemeyeceği devrimi istemediği için dışlananlara, devrimi gerçekleştirdiği ülkede hapishane hayatı yaşayanlara, iktidarlarına karşı çıktığı için akıl hastanesine kapatılanlara bir kez daha sahip çıkıyoruz... 1857’de 8 Mart’ı yaratan işçi kadınların yanmasından tam 150 yıl sonra halen işçi kadınlar yanarak ölüyorlar… Yeni ölümler olmasın, gece vardiyası kaldırılsın dediğimiz için, İş yerinde ucuz işgücü olarak görülüp güvencesiz, sigortasız, sendikasız çalıştırıldığımız için, Cinsiyetçi işbölümüne, uygulamalara maruz kaldığımız için, Evde aile bütçesine katkı diye emeğimize el konulduğu için, Yok sayılan ev içi emeğimizi görünür kılabilmek için, Devlet şiddet ve savaşına hayır dediğimiz için, Korucu, asker, polis taciz ve tecavüzünü teşhir edebilmek için, İstemediğimiz ve hiçbir zaman öznesi olmayacağımız militarist, yayılmacı, ölmeye ve öldürmeye dayalı savaş politikalarına karşı çıktığımız için, Savaşın ve zorunlu göçün mağduru kadınların tüm yaralarının sarılmasını istediğimiz için, Kürtlere yönelik ırkçı ve yok etme politikalarına karşı durabilmek için, Kürt kadınlarının dilinin, kültürünün yok sayılmasına hayır dediğimiz için, Tek tip ve itaatkar bir topluma hayır dediğimiz için, Farklı cinsel kimlikleri yok sayan hetoroseksist bir topluma hayır dediğimiz için, Taciz ve tecavüze, aile içi şiddete, hayır dediğimiz için, Kimsenin namusu olmak istememize rağmen, namus adına erkekler tarafından öldürüldüğümüz için, Aile içi cinsel istismara hayır dediğimiz için, Kumalığa, berdelliğe hayır dediğimiz için, İntihar adı altında işlenen kadın cinayetlerine hayır dediğimiz için, Patriyarkaya, militarizme, kapitalizme hayır dediğimiz için, Birlikte! Ve daha güçlü! “Yaşasın Feminist Başkaldırı” diyoruz… Çünkü biz değiştirmedikçe bu dünyanın değişmeyeceğini biliyoruz... Düşlerimizi, hayallerimizi, başka bir dünyada yaşama hakkımızı yok saymalarına izin vermeyeceğiz… Emeğimize, bedenimize ve kimliğimize sahip çıkacağız... İtaat etmeyeceğiz! Değiştireceğiz!

2006

Haberler

1 haber

Kadınlardan Ataerkilliğe Karşı Gece Yürüyüşü

9 Mart 2006 Emine Özcan

Podcast